Fransa Yemek Kültürü ve Fransız Yemekleri

Fransa yemek kültürü dünyaca tanınan yemek kültürlerinden birisidir. Fransız yemekleri hem yapılış tarzı hem de kendine has lezzetleriyle ilgi çekmektedir.

Fransa yemek kültürü ve fransız yemekleri dünyaca bilinir. Bu kültür hem yapılış tarzı hem de kendine has lezzetleriyle ilgi çekmektedir.  Bir dikkat çeken nokta da Fransız yemekleri yapma konusunda erkeklerinin istekli ve maharetli olmasıdır. Her ne kadar bizim Bolu’lu ustalarımızla yarışamayacak olsalar da bu konudaki azimlerini kutluyoruz. Hadi şimdi Fransız yemek kültürüyle ilgili bilgi verelim.

Fransa yemek kültürü ve fransız yemekleri
Fransa yemek kültürü ve fransız yemekleri

Fransız Peynir Kültürü

Fransa yemek kültürü binden fazla peynir türü ile zenginleşir ve fransız yemekleri içerisinde bu peynirler sıkça kullanılır. Küflü peynirden taze peynirlere acı, tatlı, tuzlu, ekşi çok çeşitli peynir türlerini hem satmakta hem de yemekte mahirdirler. Bizim kültürümüzde atılması gereken üstü yeşillenmiş küflü peynirler onlar için özel ürün olarak görülmektedir.

Fransa’da İsraf Önlemleri

Gıda israfını önleme konusunda ve beslenme sorunlarını çözme konusunda da Fransa dünyada birinci sırada yer alıyor. Örneğin, 2016 süpermarketlerde satılmayan yiyeceklerin atılması ve yok edilmesi tamamen yasaklandı. Tüm işletmelerin Hayır kurumlarına ve gıda bankalarına atık bağışında bulunmaları zorunlu hale getirildi.

Tarım ürünlerinin israfı ile mücadele etmek için görsel olarak beğenilmeyen meyve ve sebzelerin %30 indirimli olarak satıldığı özel marketler açıldı. Fransızlar israf konusunda oldukça hassas davranıyor. Fransa ekonomisinin önemli dayanaklarından birisi de israfın önüne bu derece öne geçilmiş olmasıdır.

Böcek ve Çiğ Et Kültürü

Fransa Avrupa’nın en çok böcek türlerinin tüketildiği ülkelerden biridir. Yılda yaklaşık 700 milyon salyangoz tüketiliyor. Ayrıca çiğ et ve az pişmiş et tüketimi de burada oldukça yaygındır. Bu yüzden Fransız halkının yarısından fazlasında çiğ ve az pişmiş ete bağlı olarak toksoplazma gondi parazitinin olduğu düşünülüyor.

Tarihsel sürece göz atacak olursak, 1748-1776 yılları arasında Fransa’da patates yetiştirmek ve yemek yasaktı. Bunun sebebi ise patatesin cüzzama sebep olduğu yanılgısıydı. Ketçap ise okul kantinlerinde 2011 yılından beri yasaktır. Bunu duyduğunuzda aklınıza ilk gelen sağlığa zararlı olduğu için yasaklanmıştır olabilir fakat asıl nedeni bu değil! Ketçap onların yemek kültürü ölçülerine uygun değil, belki de basit kelimesiyle ifade etmemiz gerekiyor. Bu kadar basit bir ürünün sofrada bulunmasını doğru görmüyorlar.

Baharat konusunda da zengin bir kültüre sahiptirler. Bir hindistanla karşılaştıracak kadar değil elbette ama ayarında baharat kullanmayı iyi bilirler.

Biraz Gülelim

Doğruluğu tam bilinmemekle birlikte Osmanlı dönemi için anlatılan nüktedan bir hikayeyi de burada paylaşmış olalım.

Osmanlı Mutfağında Fransız Aşçı
Osmanlı Mutfağında Fransız Aşçı

Geçmiş zaman odur ki, Fransız kral’ı Osmanlı sultanını  ziyaret eder ve çok güzel şekilde ağırlanır. Zengin Osmanlı mutfağından yediği yemeklerin tadı damağında kalır. Fransa’ya tekrar döndüğünde baş aşçısını Osmanlı sarayına gönderir ve yemekleri öğrenmesini ister.

Fransız baş aşçısı 1 yıl boyunca Osmanlı saray mutfağında kalır, tüm yemekleri öğrenmeye çalışır ve nihayet yıl dolunca Fransa’ya döner. Osmanlı yemeklerinin tadını unutmayan Fransız kralı, aşçı gelir gelmez yemek yapmasını emreder.

Baş aşçı girer mutfağa uğraşır uğraşır, kral sabırsızdır haber gönderir yemekler nerede kaldı diye sorar. Nihayet baş aşçı yemeklerle birlikte gelir ama rengi bembeyazdır. Kral oturur yemeklerin kapaklarını açtırır ve büyük bir iştahla ilk lokmasını ağzına atmasıyla tükürmesi bir olur. Büyük bir hiddetle baş aşçıya döner ve “bu nasıl bir yemek böyle!” diye sinkaf eder. 1 yıl boyunca saray mutfağında bunu mu öğrendin diye sorar.

Baş aşçı eli ayağına dolanmış şekilde; Kralım, efendim evet 1 yıl boyunca saray mutfağında kaldım.İnanın neredeyse hiç ara vermeden her gün yemekleri öğrenmek için mutfaktaydım. Ancak aşçılar her yemeğe başladıklarında bugün sultanımıza ne yapsak diye düşünüyorlardı. Sonra yamaklarına “biraz soğan, yeterince et, biraz da yağ” getir diyerek malzemeleri istiyorlardı. Ne kadar yemek yapacaklarını ve kaç kişilik olduğunu sorunca yeterince diyorlardı. Tuzunu biberini baharatını attıklarında ne kadar attıklarını soruyordum “kararınca” diyorlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Arthur Rimbaud Jean Nicolas Biyografisi

Per Haz 11 , 2020
Fransız şair ve yazar olan Arthur Rimbaud, 1854' yılında Fransa Ardennes'e bağlı Charleville'de doğmuştur. Rimbaud Biyografisini bu yazımızda inceleyeceğiz.
arthur rimbaud